Arama kelimenizi girin ve Enter tuşuna basın.

Danışmanın paradoksu

Danışmanın paradoksu

Kurumsal olsun veya olmasın, ister büyük ister küçük olsun her şirketteki başarının ve başarısızlığın arkasında bir kişi vardır. Bu kişi genelde patrondur. O kişi şirket kültürünü ve anayasasını belirler. Neyi yapmanın doğru veya yanlış olduğunu, hareket ve karar alma özgürlüğünün sınırlarını çizer. Hatta en sert kurallar en az konuşulanlar ve dile getirilenlerdir.

Şirkette uzun zamandır çözülemeyen bir sorunla ilgili farkındalık oluşmuştur. Danışman çağrılacaktır. Patron sorunu özetler. Denedikleri metotları, neden yapamadıklarını anlatır. Danışmanın kucağına sistematik olarak tanımlanmış, çoğu da çalışanlarla ilintili sorunu bırakır. Hem sorun hem de çözümü oldukça net gibidir. Danışman kafasında sorunun çözümünü kurgular ve işe koyulur. Derken projenin aşamaları geçildikçe iş berraklaşır. Çalışanlarla aynı kaderi paylaşmaya başlar. Danışman hep aynı yere duvara vurup vurup geri dönmeye başlar. Sorunun çözülememesinin gerçek nedeni patrondur. Şirketteki tüm başarılı ve iyi şeylerin arkasındaki patron doğal olarak sorunun doğal çözümünün önüne çıkan engeldir.

Yeni satıcı yetiştirmek

Yeni satıcı yetiştirmek

Bir satıcı onlarca aksiyonun içinde aslında temelde 3 şey yapar:

  • Elindeki ürün veya hizmeti sunabileceği müşteri adaylarını bulmak
  • Müşteriyi satınalma kararı alması için ikna etmek
  • Müşteriye verdiği sözleri yerine getirmek, yani hizmet

Bu yazıda mesleğe yeni adım atan bir satışçının işe hangi adımdan başlaması gerektiğini anlatmaya çalışacağım.

Genelde işe yeni girmiş çaylak bir satıcı kısa ürün eğitimi aldıktan sonra tecrübeli bir satıcının yanında müşterilere gider. Derken 5-10 gün sonra kendini sahada yalnız bulur. Kendisine ilk söylenen şey elindeki ürünü satabileceği eş-dost ve tanıdıkları listelemesi ve onlara gitmesidir. Daha sonra artık tüm ekibin elinden geçmiş sorunlu, düşük potansiyelli müşteriler kendisine verilir. Acemi satıcımız elindeki gerçek potansiyel olmayan listeden bir şey çıkmayacağını anlamıştır.

Müşteriyle ilk temas

Müşteriyle ilk temas

Bir satıcının müşteriyle ilk teması çok önemlidir. İlk temasta kurduğunuz diyaloğun niteliği satışın diğer adımlarını ve belki de diğer adımlara geçip geçemeyeceğinizi etkiler.

Peki satıcı müşteriyle ilk temasta neyi hedeflemelidir?

  • Ürünü satmak
  • Randevu almak
  • Müşterinin dikkatini çekmek
  • Müşteriye onun için değerli bir şey önermek

Yapmamanız gereken şey ilk temasta (telefon veya e-posta) satış yapmaya çalışmaktır. Bunu denerseniz müşteriyi kaybetmeniz garantidir. Yapmanız gereken şey ise satıcının sizle görüşmeye devam etmesi için onun dikkatini çekmektir.

Bunu nasıl yapacağınıza daha sonra değineceğim. Ama müşterinin dikkatini çekmekten ve sizinle görüşmeye ikna etmekten öte bir konu var. O da müşteri adayınızla devam edecek bir diyaloğun başlamasını sağlayabilmek.

Büyümek için Küçülmek

Büyümek için Küçülmek

Belirli bir büyüklüğe ulaşmış bir iş sahibiyle konuşursanız size işini ilk kurduğu günden beri yaptığı deneme-yanılmalardan bahsedecektir. Hemen her iş sahibi işe girdiği günkü kafasındaki iş modelinden kendini çok farklı bir yerde bulmuştur. Maliyetli, fakat çok etkin bir yol olan deneme-yanılmanın dışında bunun diğer nedeni de pazarın ne istediğini zaman içerisinde daha iyi öğrenmektir.

Yeni kurulan bir işin müşteriye ve büyümeye ihtiyacı vardır. Burada en sık yapılan hata gelir artışını sağlamak için iş çeşitlemektir. Şirketlerin odaklanmaya ihtiyacı vardır. Büyük pazarın küçük oyuncusu olmak için değil kendi güçlü tarafları ve kapasitesiyle uygun olarak seçtikleri pazarın büyük oyuncusu olmanın getirisi daha büyüktür. Kapsadıkları pazarın birincisi veya ikincisi olarak daha az maliyetle daha yüksek karlılıklara ulaşabilirler.

14 gün boyunca

kısıtlama olmadan

ÜCRETSİZ DENEYİN

Kredi kartı bilgilerinize gerek yoktur