Oyunlaştırma bir trend mi, yoksa bir gereklilik mi?

4 Temmuz 2018


Gartner Hype Cycle 2018 raporunda, oyunlaştırmanın önümüzdeki iki ile beş yıl içinde ‘kurumsal öğrenme’ konseptlerinin tamamen değiştireceğini öngörmekte. True Office tarafından yayınlanan bir başka analiz ise oyunlaştırma pazarının 2018 yılı içinde

Raporlar şirketlerin başarısı için oyunlaştırmanın gerekliliğini ortaya koysa bile, firmalar oyunlaştırma dünyasına adım atarken dikkatli davranmalılar. Halen kullanılan yapıların ve metodolojilerin adapte edilmesi ve değiştirilmesi firmalar için ciddi bir yatırım kalemi. Dolayısıyla oyunlaştırma kültürünü sahiplenmek isteyen firmalar, bunu sadece ’gelecek oyunlaştırmada’ olduğu için değil, firmaları buna gerçekten hazır olduğu için yapmalılar. Bir firmanın oyunlaştırmaya hazır olması, firmada oyunlaştırma ile ilgilenecek kişi veya kişilerin mutlaka şu iki noktayı benimsemiş olmasını gerektiriyor:

Oyunlaştırma mekanikleri, özelleştirme gerektirir.

Oyunlaştırma konseptleri halen evrimleşiyor. O yüzden her koşula ve tüm ihtiyaçlarınıza %100 uyacak hazır çözümü bulmak neredeyse imkansız. Kendi firmanız için sıfırdan özel bir yazılım geliştirilmesini talep etmekse yüksek maliyetleri yüzünden zor bir tercih. Her ne kadar ilk etapta %100 ihtiyaçları gideremiyor gibi gözüksede hazır olan platformların tercih edilmesi, zaman içinde ihtiyaçlara ve elde edilen sonuçlara göre şekillendirilmesiyse daha maliyet ve zaman dostu bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor.

Mükemmeli hedefleyerek sürekli beklemek yerine, basitten başlamak daha doğru olacaktır.

Gartner’ın raporunun vurguladığı bir diğer nokta, kurumsal firmaların yaptıkları bu özelleştirme yatırımlarının oluşturduğu know-how sayesinde önümüzdeki 2 yıl içinde, hazır çözümlerin her ölçekteki firma tarafından erişilebilir ve kullanılabilir bir hale geleceği. Dolayısıyla küçük ölçekli firmalar, bu süre içinde yine hazır oyunlaştırma platformlarının sağladığı basit çözümleri kurum kültürlerinin bir parçası yaparak, bu bekleme sürecinde oyunlaştırmanın nimetlerinden yararlanabilirler. Örneğin çalışan memnuniyetini yüksek tutmak için komplike bir sistem geliştirmek yerine, çalışanların ofis içi aktivitelerini yüksek tutacak, iş ortamının monotonluğu kıracak fitness tabanlı bir oyun mekaniği, hazır bir çözüm olduğu için hemen uygulamaya konulabilir. Bu sayede büyük bir yatırım yapmadan, çalışanların memnuniyeti, dolayısıyla şirkete olan bağlılıkları ve performansları artırılabilir.

Oyunlaştırma mekanikleri %100 adanmışlık gerektirir.

Başarılı olmak için oyunlaştırma stratejileri incelikle planlanmalı, tasarlanmalı, test edilmeli, uygulamaya konulmalı ve kullanıcı tepkilerine göre sürekli olarak gözlemlenip, geliştirilmelidir. %100 doğru kurguyu bir seferde hayata geçirmek mümkün olmadığı gibi, aynı kurguyu sonsuza kadar başarılı bir şekilde devam ettirmekte mümkün değildir. İnsanlar kolay öğrenen ve kolay sıkılan varlıklardır. Dolayısıyla aynı mekaniğin,  devamlı aynı başarılı sonuçları getireceğine inanmak yerine, sürekli bir adım sonrasını düşünmek ve geliştirmek gerekmektedir. Oyunlaştırma, kısa vadede başarı getirecek geçici bir çözüm olarak değil, kurum kültürünün uzun vadeli bir parçası olarak konumlandırılmalıdır.