Yeni İş Modeli Olarak 'Oyunlaştırma'

27 Kasım 2018


Oyunlaştırma yeni bir kavram. İş, eğitim modeli olarak da hızlı bir şekilde geliştirilmeye devam ediyor. Oyunlaştırmanın açık ve net ya da evrensel bir tanımını yapmak oldukça zor. Bu yeni kavramın tarihsel gelişimini ve kapsamını ortaya koyabilmek için oyunun tarihçesine göz atmak faydalı olacağı gibi insanın biyolojik, psikolojik yönlerinin de göz ardı edilmemesi gerekiyor. Birçok şirket ve organizasyon için problem çözme noktasında oyunlaştırma güçlü bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Oyunlaştırma mekaniklerinden en verimli şekilde faydalanabilmek için bu aracı her yönüyle ele almalı, güçlü ve zayıf yönlerini keşfetmeliyiz.

Oyunlaştırma ne değildir? sorusuyla başlayalım. Oyunlaştırma net olarak oyun değildir. Ancak oyun dinamiklerinden, tasarımından faydalanan bir platformdur. İş ya da eğitim sürecindeki öğrenmeyi keyifli bir biçimde yürütmek amaçlarından ilkidir. Oyunlaştırma kavramı psikoloji, sosyoloji, antropoloji, iktisat gibi disiplinlerle düşünülüp anlaşılabilecek bir terim. Peki oyunlaştırma dinamiklerinden ne anlamamız gerekiyor. Birçok dijital oyunda kullanılan puan sistemi, seviye, ödül, görev, rozet gibi birimler oyunlaştırma dinamiklerinde de olarak karşımıza çıkıyor. Tasarım ise bir diğer boyutu. Tıpkı oyun mantığında olduğu gibi keyifli ve görsellerle desteklenerek tasarlanmış bir konsept ortaya konuluyor. Oyun dışındaki alanlarda uygulanan bu deneyimde amaç bir hizmeti yerine getirmek, yeni bir iş sürecini öğrenmek oluyor. Bu hedefler oyun oynayarak gerçekleştiriliyor. Oyundan farklı olarak eğlenirken öğrenmek yerine öğrenirken eğleniyoruz ve ciddi süreçleri oyunlaştırma yoluyla yeniden kurguluyoruz.  

Nike Plus markasının gerçekleştirmiş olduğu oyunlaştırma örneğinde, Nike, müşterilerini evden dışarı çıkarıp koşmalarını sağlamak istiyor ve bunu tabi ki oyuna benzeterek yapıyor. Koşu ayakkabılarına yerleştirdikleri cihazlar ve koşarken adımların takip edileceği application ile kişilerin süre, hız gibi bilgilerine ulaşılıyor. Bu oyunlaştırma sürecine dahil olan bireyler belirlenen hedeflere ulaşabilirse madalya ve ödül alabiliyorlar. Böylece Nike sıradan bir koşma eylemini, oyuna benzeterek ilginç bir hale dönüştürmeyi başarıyor. Oyundaki tetikleyici ve motive edici unsurların benzer şekilde oyunlaştırmada da var olduğunu görüyoruz.  Belirli bir amaca yönelik yönetilen sürecin oyuna benzetilmesi ile istenilen davranış değişikliklerinin gerçekleştiğini söylemek mümkün. 

Günümüzde oyunlaştırma yeni ve ilgi çekici bir alan. Türkiye’de özellikle Global şirketler bu modeli kendi bünyelerine entegre etme konusunda oldukça istekliler. Ama hala yeni bir kavram olduğu için şirketlerin iç dinamikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda gelişme gösteren ve yeni fikirlerin eklemlendiği bir alan olmaya devam ediyor. Oyunlaştırma dünyada ciddi bir pazar oluşturmuş durumda. Teknoloji ile paralel olarak ortaya çıkan kitlenin de doğru analiz edilmesi ve ihtiyaçlara yönelik uygulamaların doğru kurgulanması çok önemli. 

Türkiye’deki pazarın da ihtiyaçları ve beklentileri daha net ortaya konuldukça gerçek ve kayda değer bir noktaya ulaşacağı görülüyor. Küreselleşmenin etkisiyle dönüşüme uğrayan iş süreçlerini yeni nesil motivasyon ve öğrenme modelleri ile inovatif olarak kurgulamak artık kaçınılmaz. Bunun için vakit kaybetmeden oyunlaştırma fikriyle tanışmak için acele etmenizi öneririz.